İmam-ı Berzencî: imam mehdi ve el MANSUR

İmam-ı Berzencî (Rahimehullâh)ın beyânı vechile:

 

"Hazreti Mehdi'den önce çıkacak zorba hükümdarların başında gelen Süfyâni; Mısır, Cezîretü'l-Arap ve Mağrib hükümdarlarını yendikten sonra (Fırat'a dökülen Habur Irmağı yakınında olan) Karkîsîya'da Türklerle ve Avrupalılarla savaşıp onlara galip gelecek, yeryüzünde büyük ifsatlar yaparak kadınların karınlarını deşecek ve çocukları öldürecek.

Bu durumdan endişe eden Kureyş'in büyükleri Roma'ya sığınacak, fakat Süfyâni Roma liderlerinden onları kendisine teslim etmesini isteyecek. O da onları ona teslim edecek. Süfyâni Şam'ın şehir kapısında onların boyunlarını vuracak.

Sonra ardından (Horasan tarafından) bazılarının ona bir hile kurduğunu anlayınca üzerlerine gidip onlardan bir taifeyi katledecek. Bozguna uğrayanlar ise Horasan arazisine girecekler. Süfyâni'nin orduları, gündüzün peşine düşen gece ve önüne geleni yakıp yıkan sel gibi onların peşine düşecek ve rastladığı her şeyi kırıp geçirecek, kaleleri yıkacak ve surları harap edecek.

Nihayet Zevra'ya (Bağdat'a) girecek ve oranın halkından yüzbin kişiyi katledecek. Sonra Kûfe'ye hareket edip oranın ahalisinden de altmışbin kişiyi öldürecek. Kadınları, çocukları esir edecek ve ordularını şehirlere dağıtacak.

Bu arada Süfyâni bir ordu da Medine üzerine salacak. Onlar Ehl-i Beyt'ten buldukları herkesi yakalayacak ve Haşimoğullarından birçok erkekleri ve kadınları şehid edecekler.

Onlardan bir cemaati de Kûfe'ye getirecekler. İşte o zaman Mehdi ve ...Mansur yedi kişi ile birlikte Mekke'ye kaçıp gizlenecekler.

Bunun üzerine Medine valisi Mekke valisine bu yedi kişinin isimlerini vererek öldürtülmelerini talep edecek. Fakat Mekke valisine bu durum çok ağır gelecek. Sonra bu yedi kişi aralarında anlaşarak gece vakti Mekke valisine gelip eman dileyecekler, o da onları emniyet içerisinde salıverecek. Ama sonra onlardan iki zatın üzerine asker gönderip, birinin gözü önünde diğerini öldürtecek.

Hacerü'l-Esved'le Makâm-ı İbrahim arasında da (Ehl-i Beyt'ten mübarek bir zat olan) Nefs-i Zekiyye'yi şehid edecekler. İşte o zaman Allah-u Tealâ da gazaba gelecek, gök ehli de gazaba gelecek.

Sağ kalan kişi dönüp arkadaşlarına durumu haber verince onlar gizlendikleri yerden çıkıp, Taif dağlarından bir dağa yerleşecekler. Orada ikametleri esnasında insanlara haber salacaklar, birtakımları onlara tâbî olacak.

Hal böyle olunca Mekke yönetimi onlara harp açacak. Fakat onlar Mekke ehlini bozguna uğratıp Mekke'ye girerek Mekke emirini katledecekler, sonra Mekke de kalacaklar.

Mehdi'nin çıkış için hazırlandığı o sene insanlar Mekke'de hiçbir emir bulunmaksızın hac yapacaklar. Mina'da hacılar yağmalanacak, oluk gibi kanlar akacak.

Bunların hepsi birbiriyle tanışıp Mehdi'yi aramaya çıkacaklar, nihayet onu bulup biat... edecekler ve mehdiliğini ilana zorlayacaklar. O da yatsıyı kıldıktan sonra Hacerü'l-Esved'le Makâm-ı İbrahim arasında minbere çıkıp bir hutbe irad edecek. Böylece Hazreti Mehdi geceleri ruhban, gündüzleri aslan olan ve birbirlerini hiç tanımayan Şam, Irak ve Mısır evliyasından derlenmiş üçyüzonüç kişiyle birlikte zuhur edecek. O sırada Medine valisinin ordusu onların üzerine saldıracak. Fakat onlar bu orduyu bozguna uğratacak ve peşlerine düşerek Medine'

yi de onların ellerinden kurtaracaklar.

Bu durumu haber alan Süfyani, Kûfe'den büyük bir ordu çıkaracak. Onlar Medine'ye gelerek orayı üç gün yağmalayacaklar. O ordu Medine'den çıkıp Beydâ'ya geldiğinde hepsi birden batırılacak. Onlardan ancak Süfyani'ye uyarıcı olarak gidecek olanla, Mehdi'ye müjdeci olarak gidecek olan kurtulacak.

Mehdi bu haberi duyduğu zaman:

"İşte şimdi (Allah-u Tealâ nın kudretinin eseri zuhur etmeye başladığı için, tam) çıkış zamanı" diyecek.

Bu sırada Maveraünnehir bölgesinden Hâris adında bir zat çıkacak ki bu, Mehdi'nin baba kardeşi yahut amcao...ğludur. Onun ordusunun önünde Mansur isimli bir zat bulunacak. Bunlarla Süfyâni ordusu arasında büyük harpler yaşanacak. Harpler uzayınca Horasan halkı Haşimoğullarından olan ve sağ avucunda bir ben bulunan zata biat edecekler.

Allah-u Tealâ'nın, işini ve yolunu âsân ettiği bu zat, siyah küçük sancaklara sahip olan Horasan ve Talekan ehliyle birlikte Süfyâni'ye karşı Hazreti Mehdi'ye yardıma çıkacak. Sonra önlerinde Şu'ayb ibn-i Salih et-Temimi adında orta boylu sarışın bir zatın bulunduğu başka bir orduyla birleşecekler.

Dörtbin kişilik bu ordu muhkem dağlarla karşılassa, onları yerinddn oynatacak güçte olacak ve Kureyş(in müminleri) Rasûlüllah (s.a.v) e imkan hazırladığı gibi onlarda Mehdi'ye çıkış imkanı hazırlayacaklar.

Bu orduyla Süfyâni'nin ordusu (İran'da bulunan) İstahar ovasında karşı karşıya gelecek ve aralarında öyle büyük bir savaş çıkacak ki, atlar bileklerine kadar kana batacak.

Sonra başlarında Adiyoğullarından bir zatın bulunduğu büyük ordular (Hazreti Mehdi'nin yakın akrabası olup Maveraünnehir'den ordularıyla ona yardıma çıkan) Hâşimi'ye yardım etmek üzere Sicistan tarafından gelecekler. Böylece Allah-u Tealâ o...nun yardımcılarını ve ordularinı galip edecek. Süfyani ordularıyla, Rey kentinde yaşanacak harp vakasından sonra Medâin'de büyük bir savaş patlayacak. Sonra kurtulan herkesin uzun süre anlatacağı sert bir vaka da Akarkûka'da yaşanacak. Böylece siyah sancaklar gele gele (Dicle) suyuna inecekler.

Süfyâni'nin adamlarından Kûfe'de bulunanlar bu haberi alınca kaçmaya başlayacaklar. Sonra siyah sancaklar Kûfe'ye inerek orada esir bulunan Hâşimoğullarını kurtaracaklar. Bu sırada siyah sancaklar Mehdi'ye biatlerini gönderecekler. Böylece Mehdi Hicaz'dan, Süfyâni de Kûfe'den yola çıkacaklar. Süfyâni ondan önce davranıp Şam'dan Mehdi üzerine başka bir ordu çıkaracak. Onlar Hicaz topraklarında Mehdi'ye yetişecekler.

O gün Mehdi (kendisine yardım için yola çıkan büyük ordularla karşılaşmadığı için) Bedir Ehli adedince üçyüzonüç kişi olan bir cemaat içerisinde bulunacak. O esnada:

"Allah'ın dostları Mehdi'nin adamlarıdır" diye bir nidâ duyulunca, o ordudan bir kısmı Mehdi'ye biat edecek, kimi de bozguna uğrayarak kaçıp Süfyâni'ye durumu bildirecek. Bu sırada Süfyâni kafirliğini tamamen açıklamış ve yeryüzünde bozgunculuğu arttırmış bir vaziyette olacak.

 

Artık iş Şam (Emevî) Cami-i'nin mihrabında içki meclisi kurulup, gündüz gözüyle kadınlarla cimâ edilecek raddeye varacak. Bir müslüman kalkıp: "Yazık size imanınızdan sonra kafir mi oldunuz? Bu yaptığınız helal değil" dediğinde Süfyâni mesc...id içerisinde onun kellesini vuracak ve ona desek çıkan herkesi de katledecek. İşte tam o anda gökten bir münâdi:

"Ey insanlar! Şüghesiz Allah, zorba münafıkları ve onların taraftarlarını sizden uzak etmiştir ve sizin başınıza Muhammed ümmetinden en hayırlısını tâyin etmiştir. Haydi ona Mekke'de kavuşun. Şüphesiz ki, o Mehdi'dir. İsmi de Ahmed (bir rivayet Muhammed) ibn-i Abdullah'tır." diye nidâ edecek.

 

« Ebû Amr ed-Dânî, Ali el-Müttakî, Kitâbu'l-Burhân fî alâmâti Mehdiyyi âhiri'z-zemân, no:152, 2/691 | Berzencî, el-İşâ'a li eşrâti's-sâ'ah, sh:209 »

 

Bu sırada Mehdi, ordularıyla hareket ederek sükunet ve rahatlık içerisinde Medine'nin Şam cihetine doğru iki merhale mesafede bulunan Vâdi'l-Kurâ'ya varacak.

 

Nihayet Şam hudutlarına vardığında orada kalacak. Kendisine "İleri geç" denilse de geçmek istemeyecek ve Süfyâni'ye kendisine itaat etmesi husûsunda mektup yazacak. Mehdi'nin mektubu kendisine vardığı zaman yanında bulunan yakın adamları: "...Çare yok, artık bu Mehdi'nin işi açığa çıktı. Ya ona biat edeceksin ya da seni biz öldüreceğiz" diyecekler.

Bunun üzerine Süfyâni zorla da olsa Mehdi'ye biat edecek. Daha sonra Hazreti Mehdi Mescid-i Aksâ'ya yerleşecek. Fakat üç sene kadar sonra Süfyâni'nin dayıları olan Kelb Kabilesi'nden Kinâne adında bir adam Süfyani'ye gelip: "Biz sana biat ettik ve seni destekledik, en güçlü zamanında gittin bu adama biat ettin" diyecek. Yanında gelenlerde: "Allah sana bir gömlek giydirdi, onu çıkarttın" diye onu ayıplayacaklar. Bunun üzerine Süfyâni, Hazreti Mehdi'ye yapmış olduğu biatı bozacak.

O zaman Mehdi onlar üzerine bir sancak yöneltecek, onun zamanında en büyük sancak yüz kişiden ibaret olacak. Bu durum karşısında Kelb Kabilesi süvarilerini, piyadelerini, develerini ve koyunlarını safa dizecek. İki ordu birbirinin kokusunu alır almaz Kelb Kabilesi hezimete uğrayacak. Mehdi'nin ordusu onların kimini katledip, kimini de esir alacak. İşte Rasûlüllah (s.a.v) in:

"İşte Kelb'in ordusu budur ki, Kelb'in ganimetinde hazır bulunmayanlar çok zarar edeceklerdir" hadisi şerifinde bahsettiği ganimet budur.

 

« Ebû Dâvûd, Mehdî:1, no:4286-4289, 2/510-511 »

 

Bu esnada Süfyâni yakalanıp esir olarak Mehdi'ye getirilecek, o da onu koyun boğazlar gibi kesecek."

 

 

Kaynak:

 

« Berzencî, el-İşâ'a li eşrâti's-sâ'ah, sh:203-214 | Ali el-Müttakî, Kitâbu'l-Burhân fî alâmâti Mehdiyyi âhiri'z-zemân, no:144, 2/676-677 »

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !